Prostat Kanseri Evreleri


Prostat evreleri prostat kanserinin prostat içinde, komşu dokulara, başka organlara ne kadar yayıldığını belirler.Bir kanserin evresi kanser tedavi tipine (prognosis) karar vermede en önemli e anlamlı faktörlerden biridir, fakat tek faktör değildir.  


Evrelendirme sistemi Kanser ekibinin  kanserin hangi derecede yayıldığını belirlediği standart bir prosedürdür. Amerika Birleşik Devletlerinde en yaygın yöntem American Joint Committee of Cancer ( AJCC: Amerikan Birleşik Kanser Birliği) in kullandığı TNM sistemidir. TNM sistemi  esas tümörün boyunu (T), yakındaki lenf bezlerine bulaşıp bulaşmadığını (N), diğer organlara ( metastasis) bulaşıp bulaşmadığını (M) tarif eder.


Aşağıda tarif edilen evreler AJCC’nin  evrelendirme talimnamesinin son versiyonuna (2002) göre yapılmıştır.


T Evreleri

Prostat kanserinin T  evreleri gerçekte iki sınıfa ayrılır:  


Klinik Evre: (DRE) Dijital Rektal Muayene, İğne biyopsisi,transrektal ultrason bulgularına dayalıdır.


Patolojik Evre: Bütün prostat bezinin, seminal keselerin ve lenf bezlerinin ameliyat yolu ile çıkarılıp incelenmesine dayalıdır.


Klinik evre ameliyat ya da radyasyon gibi  tedavi yöntemine karar vermede kullanılır, Bununla beraber, klinik evre kanserin yayılmasını tam olarak belirleyemiyebilir ve  eğer ameliyat yapılırsa  ameliyattan sonra patolojik evreye geçilmesi daha doğru olacaktır.Radikal prostatektomi ( prostatın , semen keseciklerinin ve komşu dokuların ameliyat yolu ile alınması)  uygulanmıyan erkeklerde kara verilmiş bir T patolojik evresi bulunmaz. Prostat kanserinin T evresini belirliyen 4 katogori bulunmaktadır.:


  • T1 dijital rektal muayenesinde tespit edilemiyen fakat biyopsi ya da prostektomi örneği incelemesi neticesinde teşhis edilmiş olan  kanserli hücrelerine atıfta bulunur.T1 prostat kanserleri T1a, T1b ve T1c olarak sınıflandırılırlar.
    • T1a  TURP ( transurethral resection of the prostate) iyi huylu prostat büyümelerini tedavi etmek için yapılan ameliyat esnasında tesadüfen tespit edilen prostat kanserini tarif eder.Bu operasyon prostat bezinin büyüyerek üretra üzerine baskı yaparak idrar yapmayı zorlaştırdığı durumlarda bu belirtileri ortadan kaldırmak amacı ile yapılır.Prostat dokusu alınıp mikroskop altında incelendiğinde ameliyatı yapan doktorun hiç tahmin etmemesine rağmen kanser bulgularına rastlanabilir. T1a  alına prostat dokusunun % 5 nin kanserli % 95 nin iyi huylu olduğunu belirtir.
    • T1b yine TURP esnasında bulunan kanseri tanımlar fakat bu defa kanserli hücreler % 5 den fazladır.
    • T1c PSA test sonuçları yüksek olduğu için kanserden şüphelenildiği durumlarda yapılan kor iğne biyopsisi ile alınan prostat doku örneklerinin mikroskop altında incelenmesi ile tespit edilen  kanserleri belirtir.
  • T2 doktorun prostat kanseri varlığını DRM ( dijital rektal muayene) ile hissedebilmesi ve kanserin daha prostat içinde kaldığının düşünüldüğü anlamına gelir. Bu kategory T2a, T2b ve T2c olarak kategorilendirilir.
    • T2a kanserin sadece prostatın sağ veya solunda olduğu, fakat her iki tarafta birlikte mevcut olmadığı ve  söz konusu tarafın sadece yarısında bulunduğu anlamına gelir.
    • T2b Kanserleri yine tek taraftadır ama bulunduğu tarafın yarısından fazla yeri kaplamıştır.
    • T2c katogorisinde kanser her iki taraftadır.
  • T3 kanseri prostat bezini ( kapsül) saran kenarın dışına geçmiştir.Prostata ve seminal keseciklere direk komşu dokulara ulaşmıştır ancak başka organa bulaşmamıştır Bu grupT3a ve T3b katogorilerine ayrılır.
    • T3a katogorisinde kanser prostat bezinin dışındadır ve seminal keseciklere ulaşmamıştır.
    • T3b kanseri seminal keseciklere ulaşmıştır.
  • T4  kanserin mesane boynu ve dış uzantısı, pelvisteki rektum kasları ya da pelvis duvarı gibi prostata komşu dokulara ( seminal keseciklerinden başka dokular) ulaştığı anlamına gelir.

 


N evreleri

  • Nx kanserin lenf bezlerlerine ulaştığını tespit eden  testlerinin yapılmadığı anlamına gelir.
  • N0 kanser yakındaki lenf bezlerine ulaşmadı anlamına gelmektedir
  • N1 pelvisteki lenf bezlerine yayılma anlamına gelmektedir

 


M evreleri

  • Mx uzak organlara yayılma testlerinin yapıladığı anlamına gelir.
  • M0 kanser bölgesel bezlerin dışına bulaşmamış anlamına gelir.
  • M1 kanserin uzak oganlara ulaştığı anlamına gelir
    • M1a kanserin uzak lenf bezlerine ulaştığı anlamına gelir
    • M1b kanserin kemiklere ulaştığı anlamına gelir
    • M1c kanserin beyin, akciğer, karaciğer gibi uzak organlara ulaştığı anlamına gelir..


Kemik metastasları için özel not: Çoğu zaman kanser kemiklere sıçramış olsa bile kemik zayıflamaz. X-ray rontgenlerinde kemik hala yoğun hatta daha sert gözükür.Bu duruma balistik metastas denir.Bazen kanser kemikleri eritir ve kötü bir şekilde zayıflatır. Bu duruma litik ( eritme) metastas denir.Litik metastas prostatın küçük hücre ya da nöroendokrin kanserinden dolayı oluşabilir.


Partin tabloları:Bu tablolar kanserin prostatın dışına, seminal keseciklere ve yakın lenf bezlerine bulaştığını tespit etmek için PSA Test Sonuçları, klinik evre ( T1 ya da T2) ve Gleason skorunu baz alır ve bunları birleştirir. Bu tablolar BT ( bilgisayarlı tomografi ) yada doğru testlerin yapılması maksadıyla  hastalığın yayılma riskini tahmin etmek için kullanılır. Bu tablolar aynı zamanda doktora tedavi yöntemini seçmekte yardımcı olurlar. Daha fazla bilgi için http://urology.jhu.edu/Partin_tables/  inceleyiniz.

Prostat Kanserinin Tedavi Yöntemleri


Hastalığın evresine bağlı olarak, erkeklerin birden fazla tedavi yöntemi seçenekleri mevcuttur. Nu tedavi yöntemine karar vermeden önce potansiyel risk ve yararlarıda  içeren bir çok faktörün göz önüne alınması gerekmektedir.Bu tedavilerin olası yan etkileri bir sonraki sayfada konuda ele alınacaktır.


Radikal Prostatektomi

Radikal prostatektomide cerrah prostat bezinin tamamını ve çevresinde dokuların bir kısmını çıkartır.Bu operasyon eğer kanser prostatın dışına taşmamış ise yapılır.Hasta ya genel anestezi( uykuda ve bilinçsizdir) ya da epidural, spinal anestezi altındadır( aynı tip anestezi belden aşağı bölümü hissizleştirmek için doğum yapam kadınlara uygulanır).


 

 

Retropubik Yaklaşım

Perineal Yaklaşım

Şekil 3. Radikal Prostatektomi


İki temel radikal prostatektomi ( prostat bezinin, seminal keseciklerin ve bazı komşu dokuların ameliyat ile alınması) vardır. Radikal retropubik prostatektomi ve radikal perineal prostatektomi.Retropubik prostatektomide, cerrah prostata aşağı abdomeni keserek ulaşmaktadır ( şekil 3 ). Cerrah bu ameliyat esnasında lenf bezlerinide ayni kesikten alabilir.Sinirlere dokunmadan yapılan retropubik prostatektomi bu operasyonun değişik versiyonudur. Burada cerrah prostatın etrafındaki sinir kümesini dikkatle inceler. Eğer kanser bu sinirlere bulaşmamıs ise cerrah bu sinirlere zarar vermemeye çalışır. Çünkü ereksiyonun oluşması bu sinirlerin varlığı ile alakalıdır ve ameliyattan sonra olası bir impotansa (ereksiyon olmama durumu) neden olmamak ( riski düşürür fakat elimine etmez) için bu sinirlere zarar verilmez.


Yeni bir yöntem ise Laparoskopik prostatektomidir.Ameliyat ürologların abdominal bölgede bir kaç küçük kesik açması ile başlar( kesikler ¼  ya da 1.5 inch uzunluğundadır. Karşılaştırıldığında Bu kesikler geleneksel ameliyatlarda 5 ila 6 inch uzunluğundadır).  Uzun, ince ve işikli bir teleskop olan laparoskop kesiklerden birinden içeri sokulur.


Küçük ameliyat aletlei diğer kesiklerden içeri sokulur.Cerah bazen aletlerin hareketlerini kontrol için robotik bir sistem kullanır.aletlerin üzerindeki mini kameralar video ekranı üzerine görüntüler gönderir. Bu görüntüler gerçek boyutlardan bir çok defa daha büyüktür ve cerrahın herhangi bir hata yapmamasını ve kesin sonuçlar almasını sağlar Büyütülmüş görüntüler aynı zamanda cerrahın prostatın etrafındaki sinirlere ve diğer önemli dokulara zarar vermesinide engeller.Bu nispeten yeni ve zor bir yöntemdir ve konunun uzmanı yetişmiş bir hekime ihtiyaç gösterir.


Radikal perineal prostatektomide, prostata skrotum (hayalar) ve anüsün arasındaki bölgeden açılan kesiklerden ulaşılır. Sinir koruyucu prostatektomi bu yöntemde biraz zor olmaktadır ve bu kesiklerden lenf bezleri alınamaz.Eğer cerrah ameliyat esnasında lenf bezlerinin alınmasını uygun görürse o zaman abdomen bölgesinde yapacağı küçük ilave kesikle laparoskobik yöntemle bu bezleri alabilir.


Bu operasyonlardan sonra hasta ortalama 3 gün hastanede kalır ve işten uzak kalma ise 3 ila 5 hafta olmaktadır. Ameliyattan sonra idrar yapmasını kolaylaştırmak amacı ile  20 ila 21 gün çıkarmıyacağı  penisten mesaneye kadar  bir kateter ( ince plastik bir boru) sokulur. Genellikle Laparoskobik ameliyatlardan bir gün sonra hasta evine gitmektedir.


Radyasyon Terapisi

Radyasyon terapisi kanserli hücreleri öldürmek için yüksek enerjili X ışını yada partiküllerin ( elektron ve proton) kullanılmasıdır. Radyasyon tedavisi kanser prostatın içinde ise ya da komşu dokulara bulaşmıs ise yapılabilir.Eğer hastalık daha ilerlemiş ise radyasyon tümörün boyunu küçültmek ya da kanser kemiklere sıçramıs ise ağrı azaltmak maksadı ile kullanılabilir.İki ana tip radyasyon terapisi mevcuttur: Dış hüzme Radyasyonu ( external beam radiation) ve brachytherapy ( iç radyasyon).


Dış Hüzme Radyasyonu
Dış hüzme radyasyonu vücudun dışındaki bir kaynaktan kanserden etkilenen bölgelere ışın odaklanması ile yapılır. Bu teşhis rontgeni çekilmesi gibidir fakat daha uzun sürelerde x ışınlarına maruz kalınır. Tedaviye başlamadan öne kanserli bölgeleri tam teşhis etmek için görüntü çalışmaları yapılır. Radyasyon ekibi daha sonradan doğru bölgelere odaklanmak maksadı ile  hastanın derisi üzerine mürekkep ile işaretler koyarlar. Hastalar genellikle her seansi bir kaç dakika süren haftanın beş günü dış kliniklerde 7 ila 8 hafta tedavi edilirler.


Daha yeni bir yöntem olan three-dimentional conformal radiation therapy ( 3D-CRT) direk prostatı hedefliyen bir tedavidir.Bu yöntem özellikle rektum hasarı dahil yan etkileri azaltır. Bu tedavide hassas bilgisayarlar vasıtası ile prostatın içindeki kanserli bölgelerin bir haritası çıkarılır. Radyasyonun hatasız olarak doğru bölgelere odaklanması ve hareketsiz kılınması için Hasta vücuda benzeyen plastik bir kalıba yerleştirilir. Radyasyon ışınları bir kaç açıdan odaklanır. Kısa süreli sonuçlar radyasyonu doğru odaklandırarak dokulara hasar vermenin önüne geçildiğini ve bu şekilde dozuda artırarak daha etkili sonuçlar alındığını göstermiştir.Bu sebepden dolayı 3-D CRT Prostatın ilk tedavisinde şu anda tercih edilen yöntem olmaktadır.


Dış Hüzme radyasyonu aynı zamanda kemiklere işlemiş kanserin semptom rahatlatmasında kullanılmaktadır.


İç radyasyon terapisi (brachytherapy)
İç radyasyon terapisi, iğne vasıtası ile küçük radyoaktif misketçiklerinin ( herbiri darı büyüklüğündedir) prostat içine direk yerleştirme ( sürekli veya geçici) ile gerçekleştirilir. Kanserli hücrelere bu misketleri yerleştirmek için Transrektal ultrason ve BT taramaları ya da MRI klavuz olarak kullanılır. Radyoaktif metaryeller ( iodine 125 veya palladium 103 izotopları) ince iğnelerin içine yerleştirilir ve bu iğneler perineum ( skrotum ve anüs arasındaki bölgeden) dan içeri batırılır ve prostata buradan ulaşılır.


Kalıcı misketçikler, bazen çekirdek olarakda adlandırılır, haftalar ya da aylar boyunca radyasyon yayar.Çok küçük boyutda oldukları için varlıkları az bir rahatsızlık verir. İçeriğindeki radyaaktif madde kullanılıp bittiğinde prostatın içinde bırakılırlar.


Alternatif olarak daha fazla radyoaktif madde içeren metaryeller prostatın içinde bir günden az bir süre için bırakılır Bu yaklaşım Yüksek doz oranlı brachytherapy (HDR) olarak adlandırılır. Bu çoğunlukla dış radyasyon tedavisi ile kombine kullanılmaktadır. Metaryel yerleştirildikten bir hafta içersinde hastalar pelvik bölegede ağrı ve idrarın kahverengiye dönüşmesi gibi yan etkiler yaşayabilmektedirler.


Sistematik Radyasyon Terapisi
Strontium89 ve samarium-153 metastatik prostatt kanserinin neden olduğu kemik ağrılarını tedavi etmekte kullanılırDamar içine enjekte edilirler ve kanser bulaşan kemik bölgelerine yerleşirler.Radyasyon kanserli hücreleri öldürerek kemik metastasının neden olduğu acının bir kısmını azaltır. Prostat kanser vakalarının çoğunda kemik metastası bulunan hastaların ağrıları bu yolla azaltılır.Eğer prostat kanseri bir çok kemiğe bulaştı ise bu yöntem dış hüzmeli radyasyon tedavisinden çok daha iyi bir yöntemdir.


Hormon Tedavisi ( Androjen  Azaltması)

Bu tedavi genellikle prostat kanseri prostat dışına yayılış ve tedaviden sonra tekrarlamış olan kanser vakaları için kullanılır.Bazı T3 kanserlerinin radyasyon terapisi ile kombine edilir. Hormon tedavisinin amacı erkeklik hormonlarını          ( androjen)bloke etmektir. Ana andrejenin adı testosterondur. Androjenler testislerde üretilir ve prostat kanser hücrelerinin büyümesini sağlarlar. Androjen seviyelerini azaltmak ve aktivitelerini engellemek prostat kanserini geriletmekte ve büyümesini geciktirmaktedir.Fakat tek başına hormon tedavisi kanseri tedavi etmemektedir.


Bazı prostat kanserleri hormon tedavisine cevap vermezler ve bu kanserlere androjenden bağımsız kanser adı verilir.Çoğu prostat kanseri androjen bağımsız olmadan önce bir kaç yıl hormon tedavisine cevap vermektedir. Baziları ise daha teşhis aşamasında androjen bağımsız olabilmektedir. Başlangıçta androjen bağımsız olan prostat kanseri küçük hücre ya da nörüendokrin kanseri olabilir.Bu tür kanserler en iyi kemoterapi ile tedavi edilirler.


Hormon tedavisinin bir kaç yöntemi bulunmaktadır.


Orchiectomy
Bu operasyon hayaların alınması ile gerçekleştirilir. Bu bir ameliyat olmasına karşın androjenlerin ana kaynağını ortadan kaldırdığı için hormon tedavisi sınıfına girmektedir.androjen hormon seviyelerini azaltarak orchiactomy prostat kanserlerini bir süre için küçültmekte ve büyümesini yavaşlatmaktadır.


Hormon salgılamasını luteinleyici hormon analaogları( LHRH)
Bu ilaçlar bir erkeğin testislerinde üretilen testoteron miktarını hayaların ameliyatla alınması kadar azaltabilmektedir.,. LHRH Analogları ya ayda bir yada her 3,6,12 ayda bir enjekte edilir.Amerika Birleşik devletlerinde mevccut LHRH analogları goserelin, leuprolide, triptorelindir. Hepsi hemen hemen aynı derece etkindir. Hepsi testosteron üretimine neden olan hipofiz bezinin hormon salgılamasını taklit eder. Sonuçta hipofiz bezi bu hormonlardan yoksun kalır ve testosteron üretimi düşer.


 Bu aksiyonu anlamak çok önemlidir çünkü tedavinin erken safhalarında testosteron üretim dalgası söz konusu olabilmektedir. Bu durum kanserin geçici büyümesi anlamına gelmektedir.Eğer kanser kemiklerde ise hasta kemik ağrılarında bir artma hissedebilir buna alevlenme adı verilir.


Hormon salgılamasını luteinleyici hormon antagonistleri (LHRH)
Şimdiye kadar bu sınıfta sadece bir ilaç bulunmaktadır: Plenaxis’in ( abarelix) Amerika’da kullanımı onaylanmıştır. Bu ilaç hipofiz bezinin  testosteron üretimi için gerekli hormonlarını taklit ederek bu hormonları bloke etmektedir. Bu  alevlenmeye neden olmaz fakat bazı alerjik reaksiyonlar gelişebilir.


Antiandrjenler
Antiandrojenler vücudun androjenleri kullanmalarını engellerler.Bicalutamide, flutamide ve nilutamide gibi Bu  tip ilaçlar tablet olarak günde 3 ya da bir kez alınırlar. Antiandrojenler tek başlarına kullanılabilirler fakat genelde orchitoktami veya LHRH analogları ile kombine olarak kullanılırlar. Bu tedaviye kombine hormon tedavisi denilir. Tedavinin erken dönemlerinde alevlenme reaksiyonunu engellemek için LHRH agonistleri ile  beraber kullanılır.


Diğer hormon ilaçları
kadınlık hormonu estrojen diğer tadavi yöntemleri cevap vermeyince etkili olmaktadır. Ketoconazole, ilk önceleri mantar tedavisinde kullanılmaktaydı fakat sonradan andrjenleri bloke ettiği anlaşıldı..


 


Tablo 1. Bu klavuzda bahsi geçen ilaçlar: Jenerik and ticari isimleri

abarelix (Plenaxis)

flutamide (Eulexin)

paclitaxel (Taxol)

bicalutamide (Casodex)

goserelin (Zoladex)

pamidronate (Aredia)

cisplatin (Platinol)

ketoconazole (Nizoral)

samarium-153 (Quadramet)

docetaxel (Taxotere)

leuprolide (Lupron, Viadur, Eligard)

strontium-89 (Metastron)

diethylstilbestrol

megestrol acetate (Megace)

triptorelin (Trelstar)

estramustine (Emcyt, Estracyte)

mitoxantrone (Novantrone)

vinblastine (Velban)

etoposide (VP-16, VePesid)

nilutamide (Nilandron)

zoledronic acid (Zometa)

 


 


Kemoterapi

Kemoterapi kanseri prostat dışına yayılmış olan ve hormon tedavisine cevap vermeyen hastaların tedavisi için bir seçenektir.Bütün kanserli hücreleri yok etmesi beklenmez. Fakat kanseri azaltır büyümesini yavaşlatır ve ağrıyı azaltır..


Kemoterapide damara veya kas dokusuna enjekte edilen ya da ağız yoluyla alınınan antikanser ilaçları kullanılır.Bu ilaçlar  kanserli  hücreleri öldürür fakat aynı zamanda normal hücreleride öldürebilirler.Doktorlar bu ilaçların dozlarını çok hassas olarak ayarlamak zorundadırlar. Yani kanserli hücreleri öldürecek kadar güçlü fakat normal hücrelere zarar vermiyecek kadar düşük dozlarda olmalıdır.


Geri dönen ya da gelişmesine devam eden ve tedaviden sonra  yayılmış olan  prostat kanseri vakalarını tedavide kullanılan kemoterapi ilaçları estramustine, cisplatin, etoposide, mitoxantrone, vinblastine, paclitaxel, and docetaxel dir.Kemoterapiye direnç geliştirmemeleri için iki veya daha fazla ilaç bir arada verilir. NCCN Kemoterapi tedavisine ilk başlanıldığında docetaxelin mutlaka kullanılmasını önermektedir.


.


Küçük hücre karsinoma ya da nöroendokrin kanseri nadir görülen prostat kansei şeklidir ve kemoterapiye daha iyi cevap vermektedir.Küçük hücre karsinomia çoğu kez akciğerlerde gelişir ve kemoterapiye cevap verir. bu tip prostat kanserinin tedavisinde  cisplatin ve etoposide önerilmektedir.


 


Bekleme Yöntemi (dikkatli bekleme ve gözlem)

Bazı prostat kanseri hastaları  için bir stratejide aktif  tedaviye başlamaksızın gözlem ve beklemedirt. Kanser düzenli aralıklarla dikkatli bir şekilde takip edilip gözlenir.


 


Tablo 2. bekleme yöntemi
  • Her 6 ayda bir DRE ve PSA kan testi
  • 6 Ayda bir iğne biyopsisi
  • Eğer kanser gelişiyorsa ve teşhis esnasında ya da daha sonra 10 dan fazla iç doku örneği alınmıssa 18 ay içersinde biyopsi tekrarlanır.

 


Bu yöntem eğer kanser küçükse ve prostatın sadece bir bölgesinde ise ve herhangi bir belirti vermiyorsa ya da çok yavaş gelişiyorsa, hasta çok yaşlı ise ve başka ciddi sağlık problemleri varsa  tavsiye edilir.Genelde prostat kanseri çok yavaş ilerler ve çoğu yaşlı hastaların tedavi görmesine ihtiyaç yoktur. Bazı hastalar olası yan etkilerin ağır basması nedeniyle aktif bir tedavi seçeneğini göz ardı edebilmektedir. Bu durumlarda hasta bekleme yöntemini tercih edebilir.Fakat bekleme yönteminde eğer kanser hızlı gelişmeye başlarsa ya da belirtiler vermeye başlarsa aktif tedaviye geçilmeyecek diye bir şey söz konusu değildir.


Ağrı  ve diğer semptomların tedavisi

Bu dökümanın çoğu bölümünde kanserli hücreleri nasıl yok edeceğimizi yada kaldırabilecegimizi ve büyümesini yavaşlatabileceğimizi tartışmaktayız. Fakat şunu aklımızdan çıkarmamak gerekirki bu arada hayat kalitemizin yükseltilmeside önemli bir hedeftir.Belirtileriniizi ve hayat kalitenizle ilgili herhangi bir durumunuzu kanser timinizle konuşmayı ihmal etmeyiniz.


Yukarıda belirtiğimiz gibi radyasyon terapisi prostat metastası nedeniyle  oluşan kemik ağrılarının tedavisinde kullanılmaktadır.


Bisphosphonate’ ler kemik içersinde kanserin yayılması ile oluşan hasarı yavaşlatmak için kullanılan ilaç gurubudur. Bu ilaçlar kemik metastaslarının sebep olduğu ağrıları giderebilir ve bu metastasların gelişimini yavaşlatabilir. Son zamanlarda bu konudaki araştırmalar hızla devam etmektedir. Kullanılan Bisphosphonate’ ler pamidronate ve zoledronic asitdir. Her ikiside enjeksiyon yolu ile verilir ve eşit miktarda etkindirler.enjeksiyon süresi zoledronic asitden çok daha kısadır.


Ağrı tedavisinde, prostat kanserinin diğer semptomlarını gidermede, prostat kanserinin tedavisi neticesinde ortaya çıkan yan etkileri gidermede kullanılan başka bir çok güvenli ve etkin metodlar mevcuttur.Doğru şekilde reçete edildiklerinde ilaçlar ağrıyı herhangi bir bağımlılık ya da baş dönmesi yapmadandindirir. Gereksiz bir ağrıya katlanmanın hiç bir faydası olamaz.Ağrı tedavisi kanser tedavisini engellemez ve etkilemez. Hatta etkili ağrı kesicilerin kullanılması indirek olarak hastaların aktivitelerini artırıp daha uzun yaşamalarını sağlayabilir.


Alternatif ya da  tamamlayıcı tedaviler

Tamamlayıcı ve alternatif ilaçlar geleneksel  tıp  tedavileri dışında sağlık pratiklerinin ve sistemlerinin değişik bir gurubudur. Bunların arasında Çin geleneksel bitkisel gıda takviyeleri, özel karışımlar, akapunktur, masaj ve diğer tedavi yöntemleri sayılabilir. Ailenizden ve arkadaşlarınızdan bu şekilde değişik tedavi yöntemleri duyabilirsiniz. İnsanlar vitaminleri, bitkisel takviyelerini, anti-stres ürünleri, va daha birçok alternatifi kanserinizi tedavi etmek yada kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlamak için önerebilirler.Bu ürünlerin bazıları bazı şartlar altında zararsızdır.bazıları zararlıdır ve bazılarının ise yararlı olduğu henüz kanıtlanmamıştır.


Amerikan Kanser Birliği bu bitkisel tedavi yöntemlerini tamamlayıcı ilaç ya da normal medikal tedaviyi takviye metodları olarak tanımlamıştır.Eğer bu ilaçlar dikkatle yönetilirse sağlığınıza katkıda bulunabilirler. Alternatif ilaçların bazıları zararlı olduğuu kanıtlamıştır fakat buna rağmen tedavi olarak sunulmaktadır.. Eğer bu ilaçları normal tedavi yöntemlerine tercih ederseniz kanserle olan savaşınız sekteye uğrayabilir ve gecikebilir.


Alternatif tedavi ilaçları konusunda klinik çalışmalar yapılmakta ve bu calışmalar devam etmektedir. Tedavi yönteminizi değiştirmeyi yada yeni bir yöntemi uygulamadan önce bunu medikal ekibinizle tartışmanız gerekebilir.


Bazı alternatif metodlar normal kanser tedavisi ile beraber güvenle uygulanabilmektedir.Bazılarıda standart tedavinizi ebgelemekte ve zararlı olmaktadır.



Alternatif kanser tedavisi ile ilgili etraflı bir açıklayıcı bilgi www.prostat-tr.com ekibi tarafından hazırlanmaktadır.

 

Üye Girişi
E-Posta
Şifre
Sepetim
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır
UPS KARGO
PTT KAPIDA ÖDEMELİ
Alışveriş Adımları
Paypal Güvenli Ödeme
Venapro
ORJINAL PROCOMIL


Bu Sanal Mağazada Elektronik Ticaret için ProjeSoft E-Ticaret yazılımı kullanılmaktadır.